12 Temmuz 2008 Cumartesi

Taşa Benzettim Kendimi..VII


Ben hep suskunluğumu yazdım boş çerçevelere kalemimle..
yalnızlığım boyun eğdiriyor acımasız vakitlerde..yitirilmişliğin yükünü kaldıramayan omuzlarımda.. içimdeki karanlığın vuslatınla vurgun yemişim, sağımda hasretin yasakları, solumda senin yokluğunun nefesi..pişmanlıklar, sonu gelmeyen, her gün, her saat, her saniye çarezisliklerle boğuşan bedenim..senden bana son kalan tebessüm, dilim lal, çığlıklarım karabasan olmuş, korkunun içinde..iç çekişlerim sessizliğin içinde, kurşun gibi her söz benliğimde, binlerce kez sıkılan..bir yol olmalı, bir kaçış..
taşlaşmış ayaklarıma dolanan kara bir yılan gibi sevginin izi kalmadan yürür gider üzerimden.. azaplar yüreğimde hergün işgal altında, her düşte taşa döndüren hüzünlerim.. avuçlarımdan kayıp giden, usumdan silinmek için savaşan..gözlerimin perdesi aralanacak, bir şimşek çakacak, yağacak bir anda, saniyeler yılları kıskanacak telaşla..yansımalar dolaşacak dört yanımda..katledilen ben susma artık ! haykır !!!
taşlaşmış bedenimin son olsun bu yakarıları..vur bitsin dilimin, bedenimin dağlanmaları, sancıları..susma sen artık içimdeki çocuk !! korkma yitirilmişliğine..susuşun vurgunum olur, canıma kastın..taşında bir sıcaklığı vardır, soğuk değildirler..her yanık türkünün ezgisinde ısıtırlar bedenleri ama bilemez, göremez hiç kimse yaşamadıkça, yaşatmadıkça..

Hiç yorum yok: